113- FELAK SÛRESİ

Mekkdir. Beş yettir.

Hasen, İkrime, Ata ve Cabir'in görşne göre; Mekke'de inmiştir. İbn Abbas'ın iki görşnden birisine ve Katade'ye göre Medine'de inmiştir. Beş yettir.

İbn Mesud'un iddiasına göre ise bunlar Rasulullahın kendileriyle istiaze ettiği bir duadır, bunlar Kur'n'dan sreler değildir.

İbn Kuteybe: Abdullah b. Mesud Muavizeteyn srelerini mushafına yazmamıştır. Çnk o Raslullah as'ın Hasan ile Hseyin'i ra. bunları okuyarak Allah'a ısmarladığını duyuyordu.

 

  

: 1463 :

: - : 91 :

: : - 2103 :

: : - 1485 :

Ebu Davud ...Cuhfe ile Ebv arasında Raslullh as. ile birlikte yolda yryorken, olduka karanlık ve şiddetli bir bizi rzgar tuttu. Raslullah as. ve sreleri ile istizede bulunmaya başladı. Bana diyordu ki: Ey Ukbe! Sen bu ikisiyle istize et. İstizede bulunan hibir kişi benzer bir sözle Allah'a sığınmamıştır. Ben Raslullahı o gnlerimizde namazda bunları okurken dinledim. Ebu Davud:1463

 

     ǡ : .

: : 5748 :

Aişe: Reslullah as. yatağına yattığında iki avucuna ve muvizeteyni okuduktan sonra flerdi. Ellerini önce yzne, ondan sonra elinin yetişebildiği yerlere kadar btn vcuduna srerdi. Âişe der ki: Reslullh, hastalandığında bana aynı şeyleri yapmamı söylerdi. Buhari, 5748

 

Bu srelerin nzul hakkında birka rivayet mevcuttur:

1.  Rivayete göre; Cebrail, Rasulullaha gelip: Bir ifrit, cin, sana tuzak kuruyor. Yatağına yattığın zaman, dedi.

2.  Rasulullaha nazar olmaması iin indirilmiştir.

3.  Rivayete göre; Medinede Lebd İbn A'sam isminde bir Yahudinin Rasulullaha sihir yaptığı iin bu sureler inmiştir. H.B.Çantay: Maamafih bu husustaki rivayetler, birer ahad haber kabilindendir, onlar, itikad hususunda kesin bir delil olamazlar. Biz ancak şuna inanıyoruz ki: Cenab-ı Hak, Yce Peygamberini dşmanlarının bu gibi fena suikastlarından korumuştur

 

Sad b. Mseyyeb: Kureyşliler; Gelin, a kalalım ve Muhammed'e nazar edelim, dedikten sonra Muhammed asa gelip:

1.  Pazun ne kadar gl,

2.  Sırtın ne kadar kuvvetli,

3.  Yzn ne kadar parlak gibi sözler söylediler. Bunun zerine muavizeteyn sureleri indirildi.

 

 

1 2 3 4 5

Bismillhirrahmnirrahm.

1. De ki: Sabahın Rabbine sığınırım.

2. Yarattığı şeylerin şerrinden,

3. Karanlığı öktğ zaman gecenin şerrinden,

4. Dğmlere fren-kadınların şerrinden,

5. Ve hased ettiği zaman, hasetinin şerrinden.

 

1

1.  De ki: Felakın Rabbine sığınırım.

 

ifadesi söylemek, demek ifadesinin emir kipidir. Yani söyle, de anlamına gelmektedir.

İhls, Felak, Ns ve sair surelerde; Yce Yaratıcı elisi Muhammed asa hitaben De ki, diye buyurmuştur. Muhtemelen:

1.    De ki: Felakın Rabbine sığınırım.

2.    Söyle ki:

3.    Onlara öğret ki:

4.    Onlara bildir ki:

5.    Şu bildiriyi insanlara ilet:

6.    Musibetler anında, insanların kime sığınacaklarını onlara anlat.

7.    Musibetler gelmeden önce yce Allahın bize bildirdiği bu tehlikelere karşı tedbir alınmasını ima edilmektedir.

8.    İlahlaştırılmış ve rableştirilmiş varlıklara değil de Allaha sığınmalarını ima yoluyla emretmektedir.

9.    Zamanımızdaki okuyanlara da: Ey muavizeteyni okuyanlar!.. Öğrendiğin bu mesajımı; diğer insanlara da söyle, onlara da öğret, onları da haberdar et gibi anlamlara gelmektedir.

10. Mminlerin yapacağı dua stilini ve önemli konuları onlara söyle.

 

Sığınma ve yardım isteme; olağan ve olağanst hallerde olur,

1.   Olağan hallerde insanlara sığınılabilir ve yardım istenebilir.

2.   Olağan hallerde Allaha sığınıldığı gibi olağandışı hallerde sadece Allaha sığınılır ve sadece ondan yardım istenir.

 

Elmalı: /Sığınırım. Avz, meaz, ıyaz, istize, bir fenalıktan korunmak iin başkasına sığınmak, himayesini istemektir. Yani hıfz ve himayesini isteyerek sığınır korunurum. O felkın Rabbine.

 

Kuran okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allaha sığın. 16/Nahl:98

 

 

Konuyu biraz daha aalım:

Avn: Yardım etmek, yardımlaşmak, yardım istemek... gibi anlamları ifade etmektedir.

TevunNormal öller dahilinde yardımlaşma:

Ey mn edenler! ...birr iyilik'de ve takvda tevun edin yardımlaşın. Gnah ve dşmanlık zerine tevun etmeyin yardımlaşmayın. Allhtan ittik ediniz. Allhın ikabı şiddetlidir. 5/Mide: 2

İstian: Olağan ve olağanst durumlarda yardım dilemektir. İstine, genellikle olağanst durumlarda söz konusudur.

Ancak Sana ibdet eder ve yalnız Sen'den istin ederiz takadımız dhilindeki ve zerindeki yardımı dileriz. 1/Fatiha:5

Yakub dedi ki: Anlattıklarınıza göre bana istine edilecek yardım dilenilecek ancak Allhdır. 12/Ysuf:18

Muhammed: Rabbim! Mşrikler aleyhine hakkıyla hkmn ver. Anlattıklarınıza karşı ancak istine yardım dilenilecek edecek olan, bizim Rabbimiz Rahmn'dır. 21/Enbiy:112

 

Namaz ve sabırla olan istian:

Ey mn edenler! Sabır ve saltla namazla Allhdan istinede bulunun yardım dileyin. Allh, muhakkak ki sabredenlerle beraberdir. 2/Bakara:153

 

Namazda fatiha okuyarak istinede bulunuyoruz.

 

Felak Srenin ilk ayeti Mminlere, genel olarak mutlak sığınma konularını ve sığınılacak mercinin Âlemlerin Rabbi olduğunu öğretmektedir. Yce Allahın Rabblik yönn yani rububiyyet cihetinde tevhdi yani birlemeyi öğretmektedir.

 

Yce Allahın Rabb ismi:

/Rabb: Terbiye eden, dzene koyan, efendi, ev sahibi, yol gösteren, emir-yasaklar koyan, adaletle hkmeden... gibi daha pek ok anlamları ifade eder. Bu srede; yarattığı varlıklara şekil, dzen ve özellikler veren anlam sanki daha ağırlıklı gözkmektedir.

errabbu: Terbiye eden, olgunluk sınırına ulaşıncaya kadar tedricen inş etme/yaratma, besleyip bytme anlamlarını ifade eder.

/etterbiyyetu: Trkemizde kullandığımız terbiye kelimesi de bu kelimede tretilmiştir. Yce Allah mahlukatı yaratıp eşit eşit özellikler vermiştir. Varlıklara bu özelliklerin verilmesi onların terbiye edilmesidir. Yani onların zerinde yce Allahın Rabblık sıfatının tecelli etmesidir.

 

:Felak: Yarılıp ıkan, paralanan, ortaya ıkan

R.İsfehan Mfredt:

: Bir şeyi yarmak ve bir bölmn diğer bir bölmnden ayırmaktır.

: Onu yardım. Onu paraladım.

: Flik: Yaran, ıkaran demektir.

: Yarıldı, paralandı.

 

Şphesiz Allah taneyi ve ekirdeği atlatıp yarandır. 6/Enam:95

96

O Allah, karanlığı yarıp sabahı ıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, gneşi ve ayı da ince birer takdr/kader-hesap öls kıldı.. 6/Enam:96

ٰ ٰ  

Bunun zerine Musa'ya: Asan ile denize vur, diye vahyettik. Derhal yarıldı her bölk koca bir dağ gibi oldu. 26/Şuara:63. 

 

Tefsirlerde yapılan yorumları genellemek gerekirse:

Felak: Gecenin arkasından gelen sabah, karanlığın arkasından gelen nr, darlıktan sonra gelen genişlik, kapalılıktan sonra gelen aılım, darmadağınıklıktan sonra gelen intizam, zulmden sonra gelen adalet, şirkten sonra gelen tevhid gibi mnlara gelir.

 

Ayeti Kerimeye tekrar dönecek olursak;

De ki: Felakın Rabbine sığınırım.

 

Felakı sabah olarak anladığımızda:

Sabahı yaran ifadesi ile sabahın karanlığını yaran mnası kastedilmiştir. Manaya gelecek olursak; Allah; sabahın karanlığını, sabahın aydınlığı ile yarandır, manasıdır.

 

Nakillerde Felak'ın mahiyeti:

İbn Abbs: Cehennemde bir hapishanedir.

Ubey b. Ka'b: Bu Cehennemde bir evdir. Kapısı aıldığı vakit onun sıcağından cehennemlikler bunalarak feryat ederler.

Kelbi: Cehennemde bir vadidir.

Abdullah b. Ömer: Ateşteki bir ağatır.

Said b. Cbeyr: Ateşteki bir kuyudur, demiştir.

Nehhas: Yerin dz olan tarafı.

İbn Abbas, Cabir b. Abdullah, Hasen, Said b. Cbeyr, Mcahid, Katade, Kurazi ve İbn Zeyd: Sabah demektir.

Dahhk: Felk btn yaratılmışlardır.

Elmalı: Şafak vezninde felk, birok mnlara gelen derin mnlı şaşırtıcı bir kelimedir.

 

Bu ifadelerin oluşturduğu anlam: De ki: Felakın yani:

1.  Cehennemde bir hapishane,

2.  Kapısı aıldığında, sıcaklığı Cehennemlikleri daha da perişan eden ev,

3.  Cehennemde bir vadi,

4.  Cehennemde bir ağa,

5.  Cehennemde bir kuyu,

6.  Dzlkler,

7.  Sabah,

8.  Zifiri karanlıkların infilakında aydınlığın gelmesi,

9.  Cahiliye karanlığının paralanıp tevhit nurunun etrafı kaplaması,

10.     Zulmn paralanıp etrafa adalet nurlarının saılması,

11.     Sıkıntılı gnlerden sonra gelen rahatlatıcı gnler,

12.     Şerler etrafı kapladığında hayır tohumlarının filizlenmesi,

13.     Btn yaratıkların Rabbine sığınırım.

 

2

Yarattığı şeylerin şerrinden,

 

 

3

Karanlığı öktğ zaman gecenin şerrinden,

 

/kapladığı zaman.

 

R.İsfehan el-Mfredt:

: Vekab: Bir nesnede bulunan ukur-oyuk-boşluk benzeri şey. Bir nesnenin ukur-oyuk-boşluka girmesine denir. Örneğin: Gneş battı.

 

R.İsfehan Mfredt:

Ayetindeki ğsık ifadesi; tıpkı sözcğnde olduğu gibi; gece gelen felaket anlatılmaktadır.

 

Elbetteki: Karanlık odakların fert ve toplum zerinde sinsice hazırlamış oldukları yakıcı, yıkıcı, bölc, öldrc, imha edici her trl felaketleri kapsamaktadır.

 

R.İsfehan Mfredt:

: Gecenin şiddetli koyu karanlığı,

: Koyu karanlık, gece gelen felaket,

: Cehennemliklerin derilerinden damlayan kan-irin ve karışımı.

 

İecekleri ancak; kaynar su ve kan-irindir. 78/Nebe:25

 

 

Tefsirlerde verilen manalar:

/Ğsik: Gece, şiddetli karanlık, soğuk, yaralardan akan kan/irin karışımı olan akıntı, akmak, döklmek, kara haber...

 

Zeccc: Gece iin ğsık/ökp basan denilmesi, gndzden daha soğuk oluşundan dolayıdır. Çnk ğsık soğuk olan, ğasak da soğuk demektir. Zira geceleyin yırtıcı hayvanlar aralarında bulundukları alılıklardan, haşereler yerlerinden ıkarlar. Köt kimseler de etrafta kötlk ve fesat yapmak iin ortaya ıkarlar. Zecccın bu ifadesini özetleyecek olursak: Gecenin gelmesiyle;

1.  Karanlık etrafı kaplar,

2.  Etraf soğumaya başlar,

3.  Gece yırtıcı hayvanlar inlerinden ıkar,

4.  Köt niyetli kişiler fesatlık iin karanlıktan faydalanırlar.

 

İbn Abbs, Dahhk, Katde, Sdd: Ğasak; gece karanlığının ilk vakitleridir.

İbn Abbs: Çökp bastı,

Dahhk: Girdiği,

Katde: Gittiği zaman,

Yemn b. Rib: Skna erdiği zamandır.

Şimdi /Ğsik iz vekabe ifadesinin doğrudan, dolaylı veya kinayeli muhtemel bazı manalarını bir araya getirelim:

1.  Şiddetli karanlığın etrafı kapladığı zaman,

2.  Zulmn etrafı kapladığı zaman,

3.  Şirk ve cehaletin etrafı kapladığı zaman,

4.  Entrikaların etrafı kapladığı zaman,

5.  Fitne fesadın etrafı kapladığı zaman,

6.  Köt kişilerin etrafta at oynattığı zaman,

7.  Terörn etrafı kapladığı zaman,

8.  Aık-gizli alışan hainlerin ihanetleri etrafı kapladığı zaman

 

 

Gneşin sarkmasından gecenin ökp kararmasına kadar namazı kıl, fecir vakti Kur'an'ı, işte o, şahit olunandır. 17/İsra:78

 

, , : ! .

: - 3366 :

: - 424 :

: - - 8/613 :

: - - 3/24 :

: - - 7916 :

: - - 1634 : 

Âişe'den: Nebi as. elimi tuttu ve aya bakarak: Ey Aişe! Sen bunun şerrinden Allah'a sığın. Çnk karanlığı ökp bastığı zaman gecenin şerrinden, diye söz budur.

 

 

4

Dğmlere fren-kadınların şerrinden,

 

 

Nefs, neffst:

: Yaradan akan kan, yılanın ağzında zehir fışkırtması, flerken ağzında ufak tefek tkrk saılması gibi anlamları ifade eder.

 

R.İsfehan Mfredt:

: Üflemek.

: Üfleyenler.

: Efsun/rukyeci ve sihirbazın flemesi.

: Yılan zehir fışkırttı.

: Yaradan ıkan kan.

: Göğsnde hastalığı-ağrısı olan mutlaka tkrmeli. Yani; derdi olan anlatıp rahatlamalı.

Mchid, İkrime, Hasan, Katde ve Dahhk; bycler.

Mchid: Üfrerek rukye yapanlar.

 

Yaygın olan kanaat : Dğmlere fleyerek sihir, rukye ve afsun yapan bycler:

1.  Karıların-kancıkların, toplumların şerrinden,

2.  Dğmlere fleyen erkekleri fitneye dşrmek iin eşitli davranışlarla onlara gzelliklerini arz eden kadınların şerrinden,

3.  Çeşitli izahlarla fert ve toplumları; kördğm olmuş ıkmaz sokaklara yönlendirmek iin nefes tketenler. Bunlar ağızlarından tkrk saıp ballandırarak yanlış algı ve kargaşa ortamını hazırlarlar.

4.  Toplum ve fertlerin gözlerini boyamak, kafasını karıştırmak, inancını saptırmak, gven ve emniyeti bozmak, kin ve nefret tohumları samak iin perde arkasında gece gndz entrikalar evirerek kancıka nefes tketen hak-hukuktan uzak toplum mhendisliği yapan şom ağızlıların şerrinden Allaha sığınmaktır.

 

: Çeşitli kullanım şekilleri:

1.  Bir şeyin ularını bir araya toplamak,

2.  İpi dğmlemek.

3.  Binayı harla tutturmak,

4.  Satış akdi yapmak,

5.  Sözleşmeyi sonuca bağlamak,

6.  Anlaşmak, sözleşmek,

7.  Sağlamca bağlamak,

8.  Onaylamak gibi anlamlara gelmektedir.

 

ukdenin oğulu Ukad, bir şeyin ularını derleyip birbirine dğmlemektir. : Ukde, fikir ve dşncede bakış aısıdır.

 

Ukad; Gerek ve mecz manalarıyla; dğm, kördğm olmuş kargaşa ortamı, kin ve öfke... manaları ifade eder.

 

 

   

Enes b. Malik, ve Katde: Bir adam alış veriş ediyordu, ukdesinde zaafiyet vardı, yani fikrinde ve kendi menfaatini dşnme konusunda zaafiyeti demektir. İbnu Mce hadis no:1920, Nes hadis no:4497, Tirmizi hadis no:1250

 

 

 

5

Ve hased ettiği zaman, hasetinin şerrinden.

 

R.İsfehan Mfredt: Haset, bir nimetin hak sahibinden yok olmasını temennidir. Rivayet olunmuştur ki mmin gıbta eder, mnfık haset eder.

 

Bir kelamıkibar: Mmin gıpta eder, mnafık hased eder:

  

: -   ( : 6/344  

: -   : 3/234 

: -    : 352 

: -   : 207 

Hased: Başkasında gördğ bir nimetin varlığına kıskanarak yok olmasını veya kendisine gemesini istemektir.

Hased, dşncede kaldıka haset edenin kendinden başkasına zararı olmaz.


 

 

 

Şadi KUL

Emekli Din Kltr ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

www.diniyol.com

 

Not: Bu yazımız, aşağıdaki tefsir tercmelerinden derlenerek hazırlanmıştır.

01. Fahruddn Rzi, Meftihu'I Gayb,

02. Muhammed Kurtub, el-Cmi'u li Ahkmi'l-Kur'n,

03. İbn Kesr, Tefsru'l-Kurani'l-Azm,

04. Mevdud, Tefhm'ul Kur'n,

05. Sleyman Ateş, KurnKerm Tefsiri,

06. Elmalı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'n Dili,

07, Vehbe Zuhayli, Tefsr'l-Mnr,

08. Muhammed Ali es-Sbun, Safvet't-Tefsr,

09. Komisyon, Kur'an Yolu Trke Mel ve Tefsir,

10. Ebu'l Leys Semerkand, Tefsru'l Kur'n,

11. Seyid Kutub, F zillil Kurn,

12. Hseyin b. Mes'd el-Bagav, Melimu't Tenzl,

13. İbn Cerr et-Taber, Cmi'u'l Beyn an Tefsri'l-Kur'n,