TEFSİRLERDE KISA SÛRELER

111- TEBBET SÛRESİ

 

Bu sre, Mesed, Tebbet, Leheb suresi olarak da anılmıştır. Beş ayettir.

 

Muhammed as.a karşı Ebu Leheb ve karısının bazı tutumları

Arabistan'da anarşi ve kanunsuzluk yaygındı. Bir kişinin mal, can, şeref gvenliğini kabilecilik sağlıyordu. Onun iin o dönemdeki Arap toplumunda akrabalara iyi davranmak temel ahlk unsurlardandı. Akrabacılık önemliydi.

Cahiliye döneminde amca, baba yerine sayılıyordu. Amca, yetim yeğenine kendi ocuğu gibi bakması gelenekti. Ebu Leheb, Muhammed ası koruması gerekirdi. Ama dşman oldu.

Ebu Leheb Rasulullah'ın kapı komşusuydu. İki ev arasında sadece bir duvar vardı. Rasulullah'ı evinde de rahat bırakmıyorlardı. Kur'an-ı Kerim'de sadece bir İslam dşmanı ismi anılarak lanetlenmiştir.

İbn Abbas: Allah'ın Resul, başlangıta, durumunu gizliyor ve namazı gizli kılıyordu. Yakın akrabalarını uyar Şur, 214 ayeti nazil olunca Safa Tepesi'ne ıktı ve Ey Falan oğulları... diye seslendi. Bunun zerine duyanlar, Kbeden yanına geldi. Eb Leheb, İşte yanına geldiler ne var? dedi. Muhammed as.: Size şu dağın dibinden birtakım svarilerin hcum etmekte olduğunu söylesem beni doğrular mısınız? Senin bir yalanını görmedik, dediler. Ben sizi şiddetli bir azap ile uyarıyorum. Rasulullah bunun zerine: Allah bana, en yakın akrabalarımı uyarmamı emretti. Sizlerse en yakınlarımsınız. Biliniz ki ben, ne bu dnyada size fayda sağlayabilirim, ne de Ahirette bir pay... Ancak, L ilahe illallah demeniz mstesna. O zaman ben de, bununla, Rabbimiz katında lehinize şahadette bulunurum, dedi. Bu söz zerine Eb Leheb: Hay kahrolasıca, bizi bunun iin mi ağırdın? dedi.

Allah bana, en yakın akrabalarımı uyarmamı emretti. Siz en yakınlarımsınız. Biliniz ki ben, ne bu dnyada size nasib sağlayabilirim, ne de Ahirette bir pay... Ancak, L ilahe illallah, demeniz mstesna. O zaman ben de, bununla, Rabbimiz katında lehinize şehadette bulunurum... dedi. Bu söz zerine Eb Leheb: Hay kahrolasıca, bizi bunun iin mi ağırdın, dedi. Onun bu söz zerine bu sre nazil oldu.

Nbvvetten önce Rasulullah'ın iki kızı, Ebu Leheb'in iki oğlu olan Utbe ve Uteybe ile evliydi. Raslullah İslamı davete başladığında Ebu Leheb, oğullarına: Muhammed'in kızlarını boşamadıka sizlerle görşmem haram olsun, dedi. Onlar da Rasulullah'ın kızlarını boşadılar.

Ama Uteybe bununla da kalmayarak cahiliyette o kadar ileri gitti ki, bir gn Rasulullah'ın karşısına ıkarak: Ben, en-necmu z heva'yı inkr ediyorum, dedi. Sonra Rasulullah'a doğru tkrd. Ama Rasulullah'a isabet etmedi. Rasulullah şöyle dedi: Allah'ım buna köpeklerinden bir köpeği musallat et.

Bir mddet sonra Uteybe babası ile Şam seferine gitti. Sefer sırasında kafile gece bir yerde konakladı. Oradaki yerliler onlara, geceleri vahşi hayvanların geldiğini söylediler. Ebu Leheb arkadaşlarına: Ey ehli Kureyş, oğlumu korumak iin bir tedbir alın. Çnk Muhammed ona beddua etti, dedi. Bunun zerine kafiledekiler develerini Uteybe'nin evresine öktrerek uyudular. Gece bir aslan gelerek develerin arasından geti ve Uteybe'yi paraladı.

Rasulullah'ın oğlu Kasım'dan sonra Abdullah da vefat ettiğinde, yeğenini teselli edeceği yerde bayram yapmıştı. Koşarak Kureyş reislerinin yanına gitmiş ve onlara Hz. Muhammed'in oğulsuz kaldığını mjdeledi(!).

Bu sure nazil olduktan sonra Ebu Leheb'in dengesi bozuldu. Artık sama-sapan laflar ediyordu. Herkes, bunun Rasulullah'a olan dşmanlığından dolayı deli divaneye döndğn ve sözne itibar edilemeyeceğini dşnmeye başladı.

Rasulullah İslamı tebliğ iin nereye gitse Ebu Leheb de peşinden gidiyor. Rasulullah'ın anlattıklarına itibar etmemelerini söylyordu.

Trik el-Muharib ve Rubeyye b. Abde'd Deyl: Zl-Mecaz'da arşıda idim. Bir genle karşılaştım. Diyordu ki: Ey İnsanlar! Lilheillallah, deyin kurtulun. Bir adam peşinden gidip ona taş atıyordu. Ayakları ve topuklarını kanatmıştı. Ey İnsanlar! O yalancıdır. Ona inanmayın, diyordu. Bu kimdir? dedim. Muhammed'dir. Nebi olduğunu sanıyor. Bu da amcası Ebu Leheb'tir, onun yalancı olduğunu iddia ediyor, dediler.

Mekkelilerin, Mslmanları muhasaralı boykotu 3 sene devam etmişti. Bu sırada Haşimoğulları ve Muttaliboğulları mahallenin dışına ıkamıyor, ıkanlar da ieri giremiyordu. Yakalananlar ölesiye dövlyordu. Ancak akrabaları ok kuvvetli olanlar bazen mahalle dışına ıkabiliyordu. A kalmışlardı. Yiyecek almak iin Mekke'ye gelen ticaret kafilelerine yaklaştıklarında, Ebu Leheb kafiledekilere şöyle derdi: Bunlardan ok yksek fiyat talep edin ki o malı alamasınlar. Zararınızı ben karşılarım.

Bu nedenle tccarlar ok yksek fiyat istiyorlardı. Ebi Talib mahallesinde mahsur kalanlar da ihtiyalarını alamıyorlar ve a kalan oluk ocuklarına elleri boş dönyorlardı. Daha sonra Ebu Leheb o tccarlardan, normal piyasa fiyatı ile btn mallarını satın alıyordu.

Abdurrahman b. Zeyd: Ebu Leheb bir gn Rasulullah'a: Eğer dinini kabul edersem benim iin ne var? diye sordu. Rasulullah: Diğer iman edenlere ne varsa senin iin de o var buyurdu. Ebu Leheb: Benim iin bir ayrıcalık yok mu? dedi. Rasulullah, Başka ne istiyorsun, buyurdu. Ebu Leheb şöyle karşılık verdi: Kahrolası din, beni başkaları ile eşit kılıyor.

Ebu Leheb, Tebbe leke, hel l hz cema'ten?

Abdl'uzz ve Ebu Leheb gibi birok isimleri varsa da bunlardan Ebu Leheb ismiyle ağırılmasını sevmezmiş. Lkin Resulullah'a reva gördğ ezaya mukabil Cenab-ı Hak bu srede sevmediği ismiyle zikretmiştir.

Zira Leheb; Cehennem, Ebu Leheb ise; Cehennem ateşinin babası anlamına geliyordu. Ebu Leheb diye ağırılmayı sevmiyordu. Kur'anda böyle isimlendirilmesi onu ok zyordu.

Karısı da Kureyş'in ileri gelenlerindendi. Knyesi: Ümm Cemil, adı Erv veya Ardiyaydı.

Ümm Cemil, Harb'in kızı olup, Eb Sfyanın bacısı, Muaviye'nin halasıdır.

el-Humeydi: Ümm Cemil bu sreyi duyunca elinde bir taşla mescitte Ebu Bekirin yanına geldi. Raslullh da oradaydı. Ümm Cemil: Bana gelen habere göre arkadaşın bana sataşmış, onu şöyle edeceğim, böyle edeceğim, dedi. Orada Rasulullah'ı göstermedi.

İbn Abbas: Eb Leheb, Muhammed as'a; O bir sihirbazdır sözleriyle insanları uzaklaştırıyordu. Böylece de insanlar, onunla görşmeden ekip gidiyorlardı.

Muhammed ibn İshk: Eb Leheb şöyle demiştir: Muhammed bana bazı şeyler va'dediyor. Ben, bunların olacağını sanmıyorum. O Muhammed, bunların ölmden sonra olacağını iddia ediyor. Oysaki elime, bunlardan yana hibir şey koymadı... İşte bunun zerine de bu sre nazil olur.

Bu sre yönden gelecekten haber vermiştir:

a. Onun helak olacağını,

b. Malı ve evladından yararlanamayacağı,

c. Cehennemlik olduğunu haber veriyor. Çnk kfr zere öld. Buna rağmen Ebu Leheb'e iman teklifinde bir engel yoktur

Bedir haberi Mekke'ye ulaştığında Ebu Leheb kahrından ancak 7 gn yaşayabildi.

O, Bedire kendi yerine As b. Hişam'ı gönderdi ve: Bana borcun olan 4 bin dirhemin karşılığı olarak benim yerime gidiyorsun, dedi. Böylece, iflas eden ve borcunu ödeyecek durumda olmayan As'tan parasını geri alabilmek iin bir yol bulmuştu.

Diğer iki ayet ise, Ümm Cemil'in eşi ile beraber cehenneme gireceğini Muhammed as'a şiddetli dşmanlığı nedeni ile dnyada da helak olacağını, ahirette de ateşten bir ip ve onu saracak cehennem ateşinden bir zincir ile azap edileceğini anlatıyor.

Önce kızı Derre hicret ederek Medine'ye gelmiş ve İslam'ı kabul etmiştir. Mekke fethinden sonra da iki oğlu Utbe ve Muattab, Abbas vesilesiyle Rasulullah'ın huzuruna gelerek iman ve biat etmişlerdir.

Muhammed asın, dine taalluk eden bir konuda asla hi kimseye msamaha etmediği anlaşılmıştır.

 

111- TEBBET SÛRESİ

Bu sre, Mesed, Tebbet, Leheb suresi olarak da anılmıştır. Beş ayettir.

 

   

1 2 3 4 5

Bismillhirrahmnirrahm.

1.  Eb Lehebin elleri kurusun. Zaten kurudu da.

2.  Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.

3.   O, bir alevli ateşe girecektir.

4. Sırtında odun taşıyarak karısı da.

5. Boynunda bklmş hurma liflerinden bir ip olduğu hlde.

 

 

1

1.  Eb Lehebin elleri kurusun. Zaten kurudu da.

 

Katade: hsrana uğrasın, demektir. et-Tebb, helak olmak anlamındadır.

Ata: Sapıttı,

İbnu Cbeyr: Helak olsun!

Yemen b. Riab: Hibir hayır elde etmesin,

el-Ferr: Birinci beddua, ikinci ise haberdir.

İbn Vessab anlamı, Her hayır zere, elleri sararıp solsun... şeklindedir.

Leheb, kıvılcım manasındadır.

Hafs'ın kıraati ve kad tebbe şeklindedir. Yani, birincisi ona beddua ikincisi de ondan haberdir.

İki elden kasıt:

1- Dnya malı,

2- Dnya hayatı.

1- Hayatının gemişi,

2- Hayatının geleceği.

1- Menfaat celbi.

2- Zararlar defi.

Dnyası ve hireti harap olduğuna işaret iin ellerinin ikisinin de helk olduğu beyan olunmuştur.

el zikredildi. Çnk o, yanına gelen heyetin omzuna eliyle vuruyor ve Akıllı ol, ık git... Çnk o deli, diyordu.

Ebu Leheb'in iki eli mrsel mecazdır. Cz, yani el zikredilip btn, yani Ebu Leheb'in kendisi kastedilmiştir.

Ebi Leheb ve zte leheb arasında cinas vardır. Cinas: İki lafzın söyleyişte aynı, manada farklı olmasıdır.

Ebu Mslim: malı helak olsun.. Nitekim mal hakkında, elin sahip olduğu şey denilir, de onun bizzat kendisi helak oldu anlamındadır.

 

2

2.  Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı.

 

1- Olumsuzluk: Ona malı fayda vermedi.

2- İstifhamı inkr: Ona malı mı fayda verecek?

3- Nefy: Ona malı fayda veremez.

4- İsmul mevsul: O şey ki:

Ayetin aıkladığı gibi Ebu Leheb'in malı ve kisbi hibirisi fayda vermemiştir.

Dahhk: Bu, onun malı ve habis ameli, yani, Muhammed'e olan dşmanlığı konusundaki hile ve desiseleri ona fayda vermedi.

Katde'nin Kendisinden yararlanacağını umduğu ameli ona fayda vermedi, anlamındadır.

İbn Abbas: Raslullah yakın akrabalarını cehennem ateşi ile korkutup uyarınca Eb Leheb: Şayet kardeşimin oğlunun dediği gerek ise malımı ve ocuklarımı fidye vererek kendimi kurtarırım, dedi. Bunun zerine, Malı da, kazandığı da kendisine fayda vermedi buyruğu nazil oldu.

Kıyamet gn, topladığı malı elde ettiği krları, şöhreti ve ocukları onu koruyamaz.

Eb Rafi: Ben Abbas'ın kölesi idim. Zemzem suffasında ok yontuyordum. Yanımda da Fazılın annesi oturuyordu. Kureyşin Bedirdeki mağlubiyet haber bizi sevindirmişti. Bunun iin odanın örtsn kaldırıp, Allah'a yemin ederim İşte onlar meleklerdir, dedim. Eb Leheb elini kaldırıp yzme olduka şiddetli bir tokat indirdi. Ben de ona karşı geldim. Fakat zayıf olduğum iin beni yere yatırdı. Göğsme oturup beni dövmeğe başladı. Fazılın annesi ise odadan bir sırık kapıp geldi ve: Efendisi yanında yok diye onu kimsesiz mi zannediyorsun? Diyerek sırıkla başına vurdu ve yaraladı. O da perişan şekilde ayaklarını sryerek kalkıp gitti. Sonra Allah onu adese hastalığına yakalattı. Bedir yenilgisinin kahrı onu bitirdi, öldrd. Ü gn defnedilmeksizin cenazesi ortada kaldı, Koktu. Daha sonra zencilerden cretle adam tuttular. Onlarla birlikte ocukları onu su ile yıkadılar. Fakat adese kendilerine bulaşır diye uzaktan duruyorlardı. Kureyşliler taundan sakındıkları gibi bu hastalıktan da sakınırlardı. Sonra onu Mekke'nin st tarafına doğru taşıdılar. Bir duvara onu dayandırıp, zerine taşlar dizip stn kapattılar.

Ebu Leheb'in pek gvendiği malından dnyada menfaat göremediği gibi hirette de göremeyeceği şphesizdir.

Ayette geen mal ile iktisab arasında fark vardır: Mal sermaye, iktisab da krdır.

Malı ve ameli kendinden belyı defedemedi. Yani; Ebu Leheb'e helk nazil olunca pederinden miras malı ve kendi kesbettiği ameli nazil olan helaki defedip Ebu Leheb'i muğni kılamadı. Hal bu ki Ebu Leheb malının her nevi beldan kendini kurtaracağına inanırdı.

 

3

3.   O, bir alevli ateşe girecektir.

Alevli bir ateşe girecek o. Alevler iindeki ateşin hararetini bulacak ve vebalini tadacaktır. Bu benzetme onun knyesi ile de uyumludur.

Alevli bir ateşe girecek o. Yakılıp tutuşturulmuş alevli cehennem ateşinin hararetini tadacaktır. Veya cildini yakacak olan cehennem ateşinin alevlerinde azap edilecektir.

Ebu Hayyan: Ayetteki sin istikbal iindir. Zaman geecek olsa bile, tahakkuku muhakkaktır. Bu kesin bir tehdittir.

 

4

4. Sırtında odun taşıyarak karısı da.

Odun hamalı istiaredir. Ebu Leheb'in hanımı yerine kullanılmış olup, aslında insanlar arasında nefret uyandıracak gerek dışı söz yayanlar iin kullanılan bir deyimdir.

Araplarda dedikodu yapanlara ifadesini kullanırlardı. Falan sırtında odun taşıyor yahut falan sırtında kendi gnahlarını taşıyor, derlerdi. Dolayısıyla hammalete'l hatabın manası da gnahını taşıyan kadın anlamına gelir.

Eksem b. Sayfi: Çocuklarına şöyle demiştir: Laf götrp getirmekten oka sakınınız. O yangın ıkartan bir ateştir. Şphesiz laf taşıyıcının bir saatte yaptığını, bir sihirbaz bir ayda yapamaz. Bundan dolayı: Kin ateşi sönmez denilmiştir.

Ayetlerin son kelimeleri Tebb, Keseb, Leheb, Hatab birbirine uyumludur. Buna seci denir.

Said ibn Cbeyr: Odun taşıyıcılığından maksat byk ve kk gnahları taşıyıcı olmasıdır. Arapların: Filan kişi sırtı zerinde odun taşır tabirlerinden alınmıştır.

İbn Zeyd ve ed-Dahhak: O kadın dikenli alı ırpıları taşır, Rasulullahın ve ashabının gidip geldiği yollara geceleyin bırakırdı. İbn Abbas da böyle demiştir.

Odun hamalı olarak gerek bir olaya da işaret vardır. O dikeni taşır ve gece vakti Rasulullahın yoluna serperdi. Ya da cehennem odunu taşıyacaktır. Çnk Rasulullah'a dşmanlığı ile gnahlarını sırtında taşımaktadır. Eşi de kocası gibi gnahlarının yklenmektedir. Bir başka yorum da: İnsanlar arasında husumete yol aan gerek dışı sözler yaymasından kinaye olmasıdır.

Karısı da. Odun hamalı olarak! Karısı da tutuşmuş ateşe girecektir O Ümm Cemil Erv b. Harb'tir. Ebu Sfyan'ın kardeşidir. Dikenleri toplayıp gece vakti Nebi as.ın yoluna serpiştiriyordu.

Netice olarak: Bu adamlar

1. Gerek dışı haber yaymaları,

2. Laf getirip götrmeleri,

3. Çalı-ırpı taşımaları meşhurdur. Bu gibi insanlara; aralarında odun taşıyan, deyimi kullanılırdı. Yani aralarında ateş tutuşturuyor, bel ıkarıyor. Çoğunluğun görş budur.

 

5

5. Boynunda bklmş hurma liflerinden bir ip olduğu hlde.

 

Burada cd kelimesi gerdan iin kullanılmıştır. Çnk Ümm Cemil boynunda değerli bir mcevher gerdanlık taşırdı.

el-Hasen: Onun boynunda boncuklar vardı.

Said b. el-Mseyyeb: Boynunda mcevherden olduka değerli bir gerdanlık vardı. Şöyle de dermiş: Lat ve Uzza'ya yemin ederim ki, bu gerdanlığı satıp Muhammed'in dşmanlığı uğrunda harcayacağım.

Bu, kıyamet gnnde onun boynunda bir azab olacaktır.

Bu nedenle ayette geen cid kelimesi istihza iin kullanılmıştır.

Katade: Bu gerdanlığın ipi bklmş hurma lifi, habbeleri de denizden ıkan boncuklardandı.

Mcahid, Urve b. ez-Zbeyr, İbn Abbas, Eb Salih'in: Boynunda hurma lifinden bklmş bir ip olduğu halde: Uzunluğu yetmiş arşın gelecek bir zincir olduğu halde, demektir. Bu zincir ağzından girecek, alt tarafından ıkacak ve geri kalan bölmleri de boynuna dolanacaktır.

el-Hasen: Bunlar Yemen'de yetişen ve el-mesed adı verilen bir ağatan bklerek yapılan halatlardı.

Eb Ubeyde: Bu, ynden yapılan bir halattır.

MESED ister demirden, isterse başka şeyden olsun bklmş olan her şeye denir.

kelimesi ile Ebu Leheb'i ve karısını tahkir vardır. Zira; boyun eşref-i azadan olduğu halde tahkir iin bir ipin boynunda takılı olduğunu beyan etmek her ikisini aşağılamaktır.

ed-Dahhk Boynunda bklmş bir ip de olduğu halde. Ykn sırtlanmış oduncuya benzetilmektedir. Bu benzetme onların konumunu tahkir veya cehennem ateşindeki halini aıklamak iindir.

Katade ve başkaları Nebi as.'ı fakirliği ile ayıplıyorlardı. Diğer taraftan mallarının okluğuna rağmen sırtında odun taşırdı. Çnk aşırı derecede cimri idi. Böylelikle cimriliği de ifade edilmiş olabilir.

Âlimler: Bu srede aık bir mucize vardır. Çnk Mekkeli mşriklerin niceleri sonradan iman ettiler. Ama bu ikisine iman nasip olmadı. Kfir olarak öldler.

 

Şadi KUL

Emekli Din Kltr ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

www.diniyol.com

 

Not: Bu yazımız, aşağıdaki tefsir tercmelerinden derlenerek hazırlanmıştır.

01. Fahruddn Rzi, Meftihu'I Gayb,

02. Muhammed Kurtub, el-Cmi'u li Ahkmi'l-Kur'n,

03. İbn Kesr, Tefsru'l-Kurani'l-Azm,

04. Mevdud, Tefhm'ul Kur'n,

05. Sleyman Ateş, Kurn-ı Kerm Tefsiri,

06. Elmalı Muhammed Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'n Dili,

07, Vehbe Zuhayli, Tefsr'l-Mnr,

08. Muhammed Ali es-Sbun, Safvet't-Tefsr,

09. Komisyon, Kur'an Yolu Trke Mel ve Tefsir,

10. Ebu'l Leys Semerkand, Tefsru'l Kur'n,

11. Seyid Kutub, F zillil Kurn,

12. Hseyin b. Mes'd el-Bagav, Melimu't Tenzl,

13. İbn Cerr et-Taber, Cmi'u'l Beyn an Tefsri'l-Kur'n,

.